28
Feb
yeguner tarafından TEKNOLOJİ'da postalandı. Yorum Yapın

Cep telefonu operatörü devi Turkcell, herhangi bir zor anınızda o anki yerinizi ve en yakın polis/jandarma karakolunun yerini öğrenebileceğiniz bir SMS hizmeti başlattı.
Turkcell tarafından geliştirilen “Turkcell Neredeyim?” hizmetinin çalışmaları tamamlandı. “NEREDEYIM” yazıp 7777′ye gönderen Turkcell müşterilerine SMS’le, yaklaşık olarak bulundukları yerin adres bilgisi, ihtiyaç durumunda kullanılmak üzere coğrafi koordinatları, en yakın yerleşim veya hizmet noktasına (okul, hastane, karakol vb. gibi) kuş uçuşu yaklaşık uzaklığı ve ilgili hizmet noktasının telefon bilgisi, polis, jandarma ve acil hizmetler telefonları anında iletilecek.
Turkcell tarafından aboneye gönderilen mesajda bulunan koordinat bilgileri, abonenin dünya üzerindeki coğrafi konumunu göstermekte ve abonenin yaklaşık konumunu abonenin uydu teknolojisi destekli telefonu olmamasına rağmen şehir içerisinde 300-500 metre gibi bir yakınlıkla belirtiyor.
Turkcell aboneleri dilediklerinde kendi istekleriyle bu bilgiyi paylaşabilir. Paylaştığı kişi ya da kurum herhangi bir harita sistemine bu bilgiyi girdiğinde mesajı ileten abonenin yerini harita üzerinden görebilir. Turkcel aboneleri, “Turkcell Neredeyim?” servisinden sorgulama başına 4 kontöre faydalanabilecekler.
HABER7
15
Feb
yeguner tarafından HABER, Köşesinden'da postalandı. Yorum Yapın

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çankaya Sofrası’nda aydınları ağırladı. Mahalle karıştı. ‘Yemeyin, boykot edin!’ diye feryat etti. Frankfurt’a çoğu solcu 300′den fazla yazar davet edildi. Aynı sesler bu kez ‘gitmeyin!’ dedi. Cumhurbaşkanlığı, Yaşar Kemal’i ‘Büyük Ödül’e layık gördü. Tanıdık isimler ayağa kalktı: Almayın! Ak Parti, Nazım Hikmet’in vatandaşlığını iade etti.
Onlar çileden çıktı. Kültür Bakanlığı, Çetin Altan’a ‘Kültür Sanat Ödülü’ verdi. Mahalle, bunu ‘biat’ olarak yorumladı. Kısacası son bir yıl içerisinde devlet yazarlara, sanatçılara el uzattı. Özür diledi, ‘barışalım’ dedi. Aydınlar, devletin uzattığı eli tuttukça, tabular bir bir yıkıldı; ama mahallenin de huzuru kaçtı.
Geçtiğimiz birkaç ay içinde sosyal barış, uzlaşma adına önemli adımlar atıldı. Nâzım Hikmet’e vatandaşlığı iade edildi. Yaşar Kemal ve Çetin Altan ödüllendirildi. Kimilerine göre devlet özür diledi kimilerine göre “bükemediği bileği öptü.” Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nün Çetin Altan’a verildiği törende konuşan Başbakan Erdoğan, gelinen noktayı şu cümlelerle özetledi: “Bugün mutlulukla ifade ediyorum ki; Türkiye ne Çetin Altan’ı 300 kez mahkeme kapılarına çağıran ve düşünceyi mahkûm eden bir Türkiye’dir ne de Nâzım Hikmet’i 12 yıl boyunca hapishanelerde tutan Türkiye’dir.” Başbakan Erdoğan ve Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, Çetin Altan ödül konuşmasını ayakta dinlemiş, alkışlamışlardı. “Yazarları linç ettiren, hapislere attıran başbakanlardan, yazarlara saygı gösteren başbakanlara gelmek az iş değil”di. Okumaya devam edin
8
Feb
yeguner tarafından FOTOĞRAF'da postalandı. Yorum Yapın
8
Feb
yeguner tarafından Pazar Sohbetleri, RÖPORTAJ'da postalandı. 1 Yorum

Ceza Yeraltı ile başlayan müzik kariyerine Bomba Plak ile devam ediyor ve 10 yıldır kendi deyimiyle sistemi cezalandırıyor. Ama o gördüğünüz Amerikan Rapçileri gibi değil. Ceza şarkısında olduğu gibi ‘Aramızda Fark Var’ diyor:
Ne zamandan beri Ceza’sın?
Rap’i ilk 1980′li yıllarda keşfettim. Bir süre sonra amatör olarak yazmaya başladığımda Ceza adını kullandım. Sonra Nefret Grubu’nu kurdum. 1999′da Yeraltı, 2000′de Meclisi Ala İstanbul, 2001′de ise Anahtar diye bir albüm yaptık. Sonra Medcezir, Rapstar, Yerli Plaka ve en son Bomba Plak çıktı.
Ceza’nın geçmişinde nasıl bir yaşam var?
Babam memurdu. Üsküdar’da gecekonduda oturuyorduk. Çok maddi sıkıntı çektik. O yaşlarda dinlediğim bir müzikti Rap. Zaten hep seçici bir çocuktum.
Hangi özelliğinden etkilendin? Sloganik tarafı mı yoksa istediğin herşeyi söyleyebildiğin için mi?
O zamanlar ne demek istendiğini anlamıyordum. Sadece ritmi hoşuma gidiyordu.
Rap baskı altında kalmış, toplumda öteki olarak bakılmış siyahların müziği. Senin sebebin ne?
Okulda gördüğüm muamele ile başladı herşey. İçime kapanık, az konuşan bir çocuktum. Haklı olduğumda bile sesimi çıkaramıyordum. Bu müzik benim çevremde gördüğüm yanlış giden şeylere karşı direnç göstermemi sağladı. Ben yazdıkça kendimi daha çok açtım. Duygularımı paylaşabildim. Okumaya devam edin
13
Jan
yeguner tarafından Bilim, TEKNOLOJİ'da postalandı. Yorum Yapın

Teknolojik gelişmelerin birbirini takip ettiği bir çağdayız. Ancak ‘Bilimin ve icatların sonu geldi’ iddiasında bulunanlar hala var. Bilim tarihi profesörü Remzi Demir ise bilgilerin biriktiği bir durağan dönemde olduğumuzu kuantum fiziği ve genetik alanında tarihi buluşların yakın olduğunu söylüyor
Sürekli teknoloji çağını yaşadığımız söyleniyor. Neredeyse her haber bülteninde insanlığın herhangi bir sorununa cevaben üretilmiş bir üründen, bir buluştan söz ediliyor. Dünyanın en büyük şirketleri bütçelerinin önemli bir bölümünü AR-GE projelerine ayırıyor. Üniversiteler bilimsel araştırmalarına kesintisiz devam ediyor.
Hal böyleyken yine de icatların ve insanlığın geleceğine yön verecek buluşların sonunun geldiğini iddia edenler var. Hiç böyle bir tartışma kulağınıza çalındı mı bilmem ama birçok kişi ‘Artık tüm insanlığı etkileyecek yeni bir buluş yapılamaz. Üretilecek her şey, bugüne kadar bulunanların üzerindeki değişikliklerle elde edilecek’ görüşünde. Okumaya devam edin
12
Jan
yeguner tarafından Sinema'da postalandı. Yorum Yapın

Oscar’dan sonra en saygın ödüllerden biri olarak görülen ve Hollywood Foreign Press Association tarafından 1944′den beri verilen ödüllerin kime verildiği açıklandı
66. Altın Küre Ödülleri sahiplerini buldu. Hint yapımı “Slumdog Millionaire” 4 dalda birden ödül alırken, En İyi Dizi ödülünü Mad Men kazandı. Gecenin bir diğer yıldızı da 2 ödülle Oscar’a koşan Kate Winslet oldu.
Oscar’dan sonra en saygın ödüllerden biri olarak görülen ve Hollywood Foreign Press Association tarafından 1944′den beri verilen ödüllerin dağıtıldığı törende, son 35 yılın en parlak kariyerine sahip yönetmenlerinden biri kabul edilen Amerikalı Steven Spielberg’e kariyeri için özel bir ödül verildi.
Spielberg ödülünü bir başka ustadan, Martin Scorsese’den aldığı gecede, ödül kazananların listesi şöyle: Okumaya devam edin
11
Jan
yeguner tarafından Aktuel, HABER'da postalandı. Yorum Yapın

Türkiye, Nazım Hikmet’i vatandaşlığa alarak gecikmiş bir özür borcunu ödemiş oldu. Bir zamanlar yasakladığı, sürgün ettiği, ötekileştirdiği şairle, onun arkada bıraktıklarıyla, eserleriyle barıştı. Şimdi sırada Yılmaz Güney var. Ancak, cumhuriyetin kuruluşundan beri, kendisiyle bire bir aynı olmayan, çelişen, çatışan tüm kimlikleri yok sayan devlet anlayışı, bu süreçte pek çok kişiyi dışladı.
Birçok sanatçı, yazar, aydın, fikir ve siyaset adamı, düşüncelerinden dolayı yargılandı, hapse atıldı hatta sürgüne gönderildi. Osmanlı’nın son döneminden başlarsak son padişah Sultan Vahdettin, Halife Abdülmecid ve Osmanoğulları ailesi bu acıyı yaşadı. Ülkelerinden sürülen isimlerin birçoğu yurtdışında vefat etti. Millî şair Mehmet Akif Ersoy gönüllü bir sürgünlüğe giderken, geçen yüzyılın yetiştirdiği en büyük mütefekkirlerden biri olan Said Nursi ile talebeleri yıllarca hapis yattı. İskilipli Atıf Hoca ise düşüncelerinin bedelini idam sehpasında ödedi. Yılmaz Güney ve Ahmet Kaya yurtdışında vefat etti. Kürt yazar Mehmed Uzun ancak hastalandığında ülkesine dönebildi ve kısa bir süre sonra hayata veda etti. Bunların yanı sıra darağacına gönderilen Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’a yıllar sonra itibarları verildi, cenazeleri devlet töreniyle anıtmezara taşındı. Cem Karaca ve Ozan Arif, ancak Turgut Özal döneminde Türkiye’ye gelebildi. Devletin düşüncelerinden pek hazzetmediği Yaşar Kemal’e ise geçen ay Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü verildi. Devletin barışması gereken daha pek çok isim var böyle. Onların bir iade-i itibara ihtiyacı yok belki; Okumaya devam edin
10
Jan
yeguner tarafından Cumartesi Sohbetleri, RÖPORTAJ'da postalandı. 1 Yorum

İstanbul’da en sevdiğiniz semt ve mekan hangisi?
Boğaziçi ve Cihangir en sevdiğim semtler. Mekan seçmek mümkün değil.
İstanbul’u hangi şarkı en iyi anlatır?
Sana Dün Bir Tepeden Baktım Güzel İstanbul/ Münir Nureddin’in sesinden.
Siz İstanbul’un neresindensiniz?
Ben Nişantaşı’nda doğdum, doğduğum Narmanlı apartmanında anneannem 50 yıl yaşadı, babaannem Sultanahmet’te öldü, dolayısı ile bu iki semte çok aşinayım. Arnavutköy’de orta ve liseyi bitirdim, çocukluğum Maçka ve Adalar’da, gençliğim Yeniköy’de geçti. Şu anda Şişli’de oturuyorum.
İstanbul’da en çok neyi seviyorsunuz?
Dinamizmini, giderek kaybetmekte olduğu kozmopolit yapısını, mistisizmini ve elbette eşsiz manzarasını.
İstanbul’da en çok neden nefret ediyorsunuz?
Trafiğinden.
İstanbul’u anlatan en iyi roman sizce hangisi?
Henüz yazılmadı. Okumaya devam edin
10
Jan
yeguner tarafından Bilim, HABER, TEKNOLOJİ'da postalandı. Yorum Yapın
Microsoft’un Başkanı Steve Ballmer, kullanıcıların başarısız bulduğu işletim sistemi Windows Vista’nın ardılı, gösterişli ve kullanıcı dostu olduğu söylenen işletim sistemi Windows 7′yi tanıttı.
Ballmer’ın ABD’nin Las Vegas kentindeki CES elektronik fuarında tanıtımını yaptığı yeni işletim sisteminin deneme (beta) versiyonunu Microsoft’un web sitesinden bugünden itibaren bilgisayarlara ücretsiz indirmek mümkün.
Yeni işletim sisteminin öncekilere oranla daha az enerji tükettiğini, birden fazla dokunmalı arayüzleri desteklediğini ve ev ağı kurmada kolaylık sağladığını belirten Ballmer,Windows 7′nin şimdiye dek piyasaya çıkarılan Windows işletim sistemlerinin en iyisi olduğunu savundu.
Kullanıcıların Vista’daki sorunlarla bu işletim sisteminde karşılaşmayacakları belirtilen Windows 7 için Ballmer, Okumaya devam edin
4
Jan
yeguner tarafından Sinema'da postalandı. 5 Yorumlar

Mahsun Kırmızıgül, 6 çocuğun hikayesini anlattığı ‘Güneşi Gördüm‘ adlı ikinci filminin çekimlerine Kars’ta devam ediyor. Kırmızıgül, çok sevileceğine emin olduğu filmini çocuklara ve umuda adıyor..
Yazıp yönettiği ve başrolünde oynadığı ilk filmi ‘Beyaz Melek‘le geçen yıl büyük başarı yakalayan Mahsun Kırmızıgül, ikinci filmi ‘Güneşi Gördüm‘ü, 12 Mart 2009′da sinemaseverlerle buluşturacak. ‘Beyaz Melek‘te olduğu gibi ‘Güneşi Gördüm‘de de senarist, yönetmen ve oyuncu olarak izleyicinin karşısına çıkacak olan Kırmızıgül, şu sıralar Kars’ta 2400 metre yükseklikteki bir sınır köyünde filmin çekimlerine devam ediyor. Filmin çekimleri, Kars’tan sonra İstanbul ve Danimarka’da devam edip, Norveç’te son bulacak.
6 HİKAYE…
Yapımcılığını Murat Tokat’ın üstlendiği, çeşitli sosyal kategorideki çocukların dramını anlatacak olan filmde, 6 çocuğun hikayesi işleniyor. Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen umut kapısını hep açık tutan filmin kahramanları, gerçek hikayelerden yola çıkarak sinema perdesinde hayat bulacak. ‘Güneşi Gördüm‘de Mahsun Kırmızıgül‘ün yanı sıra şu oyuncular rol alıyor: Ali Sürmeli, Ali Tutal, Alper Kul, Altan Erkekli, Cezmi Baskın, Cihat Tamer, Demet Evgar, Emre Kınay, Erol Günaydın, Hande Subaşı, Itır Esen, Kamil Sönmez, Menderes Samancılar, Murat Ünalmış, Nurseli İdiz, Sarp Apak, Şerif Sezer, Yiğit Özşener ve Zafer Ergin… Okumaya devam edin
4
Jan
yeguner tarafından Pazar Sohbetleri'da postalandı. Yorum Yapın

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, üniversitelerin günlük kavgaların içinde olmalarını doğru bulmadığını, bunun Türkiye’ye zarar verdiğini belirtti. Gül, rektör atamalarıyla ilgili olarak, ”Mevcut sistem devam ettiği için benim önüme gelen isimlere baktığımda, hangisi üniversite için daha faydalı olur, ona bakıyorum. Bu şekilde tayinler yapıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül, gazeteci Güneri Civaoğlu’nun sunduğu ”Şeffaf Oda” programına konuk oldular ve sorularını yanıtladılar. Kanal D’de yayınlanan programın çekimleri Dışişleri Konutu’nda yapıldı.
”Evde başkan kim?” sorusu üzerine, Cumhurbaşkanı Gül, ”Evdeki yükün büyük bir kısmını eşim çekiyor. Bu çocukların eğitimden, evin idaresine kadar böyledir” dedi. Hayrünnisa Gül de, soruyu şöyle yanıtladı: Okumaya devam edin
4
Jan
yeguner tarafından Sinema'da postalandı. Yorum Yapın

2009′da birbirinden iddialı yapımlarla beyazperdede adeta cümbüş yaşanacak. Brad Pitt, Tom Hanks, Cate Blanchett, Leonardo DiCaprio, Kate Hudson, Sean Pean ve Scarlett Johansson gibi yıldızların yeni filmlerini mercek altına aldık
Sinema 2008′i birçok büyük yapımla geçmişe yolcu etti. Fakat biletler kesilmeye devam ediyor. 2009 yılında öyle büyük yapımlar sıraya girdi ki hafta sonlarımız artık sinemanın olacak.
Hollywood’un isyankar ismi Sean Penn’in Milk adlı filmi merakla beklenen yapımların başında geliyor. 1978 yılında suikaste uğrayarak öldürülen ilk gay politikacı Harvey Milk’in hayatının konu edinildiği film ilkbaharında vizyona girecek. Brad Pitt ve Cate Blanchett’in başrollerini oynadığı The Curious Case of Benjamin Button – Benjamin Button’un Tuhaf Hikayesi yaşlı doğan, giderek gençleşen ve bebekken ölen bir adamın öyküsünü anlatıyor. Aşkın yaşı yoktur felsefesini, aykırı bir anlatımla aktaran bu fantastik film, yönetmen David Fincher ve Brad Pitt’i bir kez daha birleştiriyor. Okumaya devam edin
4
Jan
yeguner tarafından Sinema'da postalandı. Yorum Yapın

Âdettendir; yeni yıl gelince eskisi ile ilgili değerlendirmeler, analizler yapılır. Sanal âlemin en çok tıklanan sitesi IMDb de üyelerinin notlarıyla bir ’starmetre’ hazırladı. İşte internetin en çok hit alan 25 yıldızı…
Yükselen en parlak yıldız Johnny Depp
IMDb.com şu an sanal alemin en çok tıklanan ve en teferruatlı sinema sitesi. Siteye her gün giren yüzlerce milyon kullanıcının yanı sıra 57 milyonu aşan üyesinin oylarıyla da kendince sık sık çeşitli istatistikler tutuyor ve bunları siteden duyuruyor. 2008′le ilgili az sonra okuyacağınız ’starmetre’ listesi ise herhangi bir eleştirmen değerlendirmesine veya gişe rakamlarına dayanılarak ulaşılmış bir liste değil. Üyelerin yıl içerisinde sitede bu yıldızlarla ilgili verdikleri notları temel alan bir liste bu. Site üyelerinin ağırlıklı olarak gençler olduğunu düşünürsek, listedekilerin çoğunlukla genç yıldızlar olması kimseleri şaşırtmamalı. İşte Hollywood’da yıldızı en çok yükselen 25 isim… Okumaya devam edin
4
Jan
yeguner tarafından Aktuel, SAĞLIK'da postalandı. Yorum Yapın

İnsan beyninde sinir yolları kadar, kelepçe var. Klasik şartlanma kelepçeleri… Bu gerçeği, 1904 yılında yaptığı araştırmayla Nobel Ödülü alan Rus fizyolog Ivan Pavlov keşfetti. Bu tarihten sonra, insanoğlunun nasıl okyanuslar içindeyken, bir bardağa hapsolduğunu daha bir anlar hale geldik.
İnsanoğlunun beyninde 1011 adet sinir hücresi bulunduğundan bahsediliyor. Bu demektir ki aynı davranışı bir hayatta iki defa tekrarlamanıza bile gerek yok. Her seferinde farklı bir sinir yolunu kullanıp, bambaşka sonuçları hedefleyebilirsiniz. Beyniniz size milyarlarca davranış repertuvarı sunuyor, siz bir olay karşısında bugün birini denerken yarın başka bir sinir yoluyla yepyeni bir kombinasyon yapabilir ve bambaşka davranışlara varabilirsiniz. Üstelik yeryüzünde şu an bu yazı yazılırken söz konusu sinir hücrelerini alternatif modellerle birbirine bağlayacak 6 milyar adet kombinasyon mekanizması, yani insan beyni var. Sırf bu bilgiyle yeryüzü birbirine hiç benzemeyen canlı türlerinin olduğu, “davranış kalıbı” diye bir şeyin olmadığı her olaya her seferinde farklı tepki veren bir canlılar dünyası hayaline kapılabilirsiniz. Rüya gibi, nerede neyin olacağı hiç belli olmayan… Okumaya devam edin
3
Jan
yeguner tarafından Aktuel, Bilim, Dünya, ETKİNLİK, Eğitim, FOTOĞRAF, Fuar, HABER, Konser, Köşesinden, KİTAPLIK, MEKAN, MÜZİK, RÖPORTAJ, Seminer, Sergi, Sinema, TEKNOLOJİ, Tiyatro'da postalandı. Etiket:HABER. Yorum Yapın
Son Yorumlar